spoiler uyarısı: işbu metin, bahsi geçen performansa 8 şubatta
gidecek olanların seyir zevkini olumsuz etkileyebilecek miktarda
"spoiler" içermektedir.
19 Ocak'ta, Talin'in "40. Kapıyı Açarsan" adlı çalışmasının ilk performansı vardı Fransız Kültür'de. Hatırladığım kadarını buraya yazacağım. İlk defa Fransız Kültür'ün arka kapısından geçişim de tam o tarihe denk gelir mesela. Sonra bir de girişte herkesin çantasını didik didik arıyorlardı ama benimkini yoklamamışlardı bile.. Sanırım fecî masum görünüyordum dışarıdan bakınca. Tabî böyle alâkasız ayrıntıları mümkün olduğunca atlamaya çalışacağım:p Zira bu blog ciddî bir müessesedir!
Talin harikaydı o gece. Müziklerde de bir Rumeli esintisi, biraz Ermenice, biraz entrümental.. çalgılar tanıdık, bildik.. İlk çıktığında altında kırmızı, bol bir kadife pantolon vardı. Köpek duruşunda başladı. Hani çalışmalarımızda ayaklarımızı hiç yerden kaldırmadan şiddetle sarsılmacalarımız vardı ya, öyle! Sonra dizlerini kırarak, yine ellerini ayaklarını hiç yerden kaldırmadan çeşitli yönlere gitti.
Sonracıma talinin yerde sırtüstü uzanıp projeksiyondan yansıyan fotoğraflardaki aile bireylerini bize tanıttığı, anılarını anlattığı bölüm vardı. Fotoğraflarla onun dünyasına bir yolculuğa çıktık, daha bir tanıştık, yakınlaştık sanki.
Sonra bol makyajlı, gözlüklü, tüy atkılı, topuklu ayakkabılı bir aplamız Talin'e tepside kırmızı renk bir koli bandı sundu. Talin bu bantla yere kabaca bir adam çizdi. Çizdiği şeklin içinde o uzuvdan bu uzuva geçerken "Bir insanın içine kaç kişi sığabilir", "Bir insan kaç kişi tarafından sevilebilir" gibi sorular sordu. Sonra bandı söküp kırmızı bir top haline getirdi. Haydi şimdi sizinle bir oyun oynayalım. Topu tutan kişi, adını söyleyerek topu başkasına atacak, dedi. Talin, diyerek topu attı. Birkaç isim sonra top bana doğru havalanmışken aklımdan "eyvah eyvah, benim adım neydi?" gibi bir soru geçti bir an. Acaba Talin bu oyunu kurarken birinin birden "Hrant Dink" demesini, ondan sonraki herkesin "Hrant Dink" olmasını hayal etmiş miydi diye bile düşündüm; ama top bana gelince yapabileceğim en sıradan şeyi yaptım ve zamanında kızılay dağıtırken bizimkilerin de bir tane alıp bana taktığı ismi söyleyerek topu kalabalığın ortasına doğru öylesine fırlattım. Top Talin'e döndükçe söylenen şeyler değişti. Sevdiğimiz birinin adını söyledik, hoşlanmadığımız bir şey söyledik, söylerken de bir sürü şey geçti tabî aklımızdan.
Talin sahnede en başından beri yerde duran beyaz elbiseyi giyip dans etti sonra(sırayı karıştırmış da olabilirim), bir de üstünde 40 deniz taşı, ters çevrilmiş birkaç kupa olan sehpanın başına oturup "40. kapıyı açarsan"ı anlattı bize. Çocukkene "Mavi Sakal"ı okumuş olanlar bilir, çok etkileyici bir masaldır.
Yaratıcı, güzel bir performanstı ve bence Talin mesajını iletmekte, seyircilerde bir iz bırakmakta oldukça başarılıydı.
31 Ocak 2008 Perşembe
40. Kapıyı Açarsan
30 Aralık 2007 Pazar
23 Kasım 2007 günü vefat eden 80 yaşındaki koreograf ve dansçı Maurice Béjart özgürlük için şöyle bir şeyler demiş:
"You know, how is freedom won? By shattering. But you have to know what to shatter. (...) A revolution that doesn't attack the base is just license. What do they do with fighter bulls? They erect barriers that the bulls have to shatter to bits in order to become great bulls. If you let them pasture in the fields, they are cows."
"You know, how is freedom won? By shattering. But you have to know what to shatter. (...) A revolution that doesn't attack the base is just license. What do they do with fighter bulls? They erect barriers that the bulls have to shatter to bits in order to become great bulls. If you let them pasture in the fields, they are cows."
29 Aralık 2007 Cumartesi
Talin ile 4. Çalışma
Çalıştırıcımız yurt dışında olduğu için 2 haftadır ara verdiğimiz derslerimize bugün yeniden başladık.
1-) I S I N M A // BÜMED Seminer Salonunda 10:00-12:00 arası yaptığımız çalışmaya yerde ısınarak ve esmeyerek başladık. Ayak parmaklarımızdan başlayarak tüm vücudu ısıttık ve yavaş yavaş ayağa kalktık.
Ayakta daire oluşturup önce bounce yapıp tüm vücudu titrettik. Sonra sırtı, beli, kalçayı ısıtıp çalıştıran egzersizler yaptık. 2. pozisyonda grand plié yapıp uzunca bir süre bekleyerek bacaklarımızı çalıştırdık.
2-) K O N T A K D O Ğ A Ç L A M A // İyice ısındıktan sonra kontak çalışmasına başladık. Partnerimizin iki kürek kemiği arasına bir elimizi koyduk. Öndeki partner aktip arkadaki pasif olacak şekilde hareket ederek mekanı dolaştık.
Eşler değişip aynı egzersizi tekrar ettik.
Daha sonra öndeki gözlerini kapadı ve arkadaki aktif olacak şekilde hareket ettik.
Bunları yaparken iki merkezin bir olduğunu düşündük.
Gözler kapalı olarak yapılan ikinci bir egzersizde gözü kapalı olan partner mekanda dans ederken diğeri gerektiği takdirde onu yönlendirdi.
Son olarak ikişer ikişer salonun bir başından diğer başına (önce kollarımızı, sonra bacaklarımızı, sonra kafamızı, sonra tüm vücudu hareket ettirerek) giderken beraber karar verilen bir anda yere yatıp, sonra devam ettik.
3-) T E K N İ K Ç A L I Ş M A V E K O O R D İ N A S Y O N //
Salonu bir baştan diğer başa çeşitli adımlarla geçtik:
1. ördek adımı- arka ayağı point yapıp çekerek
2. passo romana- batman gibi ama ayaklar flex
3. iki adım relévé iki adım plié (bir boy öne, bir boy geriye doğru)
Daha sonra birer partner bulup sırt sırta çömelerek oturduk. birbirimize ağırlığımızı verip ayağa kalktık. Dizler düzeldikten sonra biri dizlerini tekrar kırıp öne doğru çömelirken diğeri onun üzerine doğru çıktı. Sonunda çömelen kişi kedi pozisyonuna geldi diğeri ise onu sırtında ayakları havada kaldı. Geçen hafta yaptığımız gibi üzerinden kayarak yanında kedi pozisyonunu aldı.
4-) G E V Ş E M E //
Çalışmanın sonunda kasıklarımızı ve omurgamızı gevşettik ve yaklaşık 10- 15 dakika kadar Alexander pozisyonunda omugamızı yerine oturttuk.
Katılım biraz düşük olsa da güzel bir çalışma oldu :))
1-) I S I N M A // BÜMED Seminer Salonunda 10:00-12:00 arası yaptığımız çalışmaya yerde ısınarak ve esmeyerek başladık. Ayak parmaklarımızdan başlayarak tüm vücudu ısıttık ve yavaş yavaş ayağa kalktık.
Ayakta daire oluşturup önce bounce yapıp tüm vücudu titrettik. Sonra sırtı, beli, kalçayı ısıtıp çalıştıran egzersizler yaptık. 2. pozisyonda grand plié yapıp uzunca bir süre bekleyerek bacaklarımızı çalıştırdık.
2-) K O N T A K D O Ğ A Ç L A M A // İyice ısındıktan sonra kontak çalışmasına başladık. Partnerimizin iki kürek kemiği arasına bir elimizi koyduk. Öndeki partner aktip arkadaki pasif olacak şekilde hareket ederek mekanı dolaştık.
Eşler değişip aynı egzersizi tekrar ettik.
Daha sonra öndeki gözlerini kapadı ve arkadaki aktif olacak şekilde hareket ettik.
Bunları yaparken iki merkezin bir olduğunu düşündük.
Gözler kapalı olarak yapılan ikinci bir egzersizde gözü kapalı olan partner mekanda dans ederken diğeri gerektiği takdirde onu yönlendirdi.
Son olarak ikişer ikişer salonun bir başından diğer başına (önce kollarımızı, sonra bacaklarımızı, sonra kafamızı, sonra tüm vücudu hareket ettirerek) giderken beraber karar verilen bir anda yere yatıp, sonra devam ettik.
3-) T E K N İ K Ç A L I Ş M A V E K O O R D İ N A S Y O N //
Salonu bir baştan diğer başa çeşitli adımlarla geçtik:
1. ördek adımı- arka ayağı point yapıp çekerek
2. passo romana- batman gibi ama ayaklar flex
3. iki adım relévé iki adım plié (bir boy öne, bir boy geriye doğru)
Daha sonra birer partner bulup sırt sırta çömelerek oturduk. birbirimize ağırlığımızı verip ayağa kalktık. Dizler düzeldikten sonra biri dizlerini tekrar kırıp öne doğru çömelirken diğeri onun üzerine doğru çıktı. Sonunda çömelen kişi kedi pozisyonuna geldi diğeri ise onu sırtında ayakları havada kaldı. Geçen hafta yaptığımız gibi üzerinden kayarak yanında kedi pozisyonunu aldı.
4-) G E V Ş E M E //
Çalışmanın sonunda kasıklarımızı ve omurgamızı gevşettik ve yaklaşık 10- 15 dakika kadar Alexander pozisyonunda omugamızı yerine oturttuk.
Katılım biraz düşük olsa da güzel bir çalışma oldu :))
20 Aralık 2007 Perşembe
MAHREM
18 Aralık günü Enka Okullarında İstanbul Dans Tiyatrosu'nun Mahrem isimli gösterisini izlemeye gittim. Mahrem 07.01.2008 Pazartesi, 20.30 ve 08.01.2008 Salı, 20.30'da Garaj İstanbul'da da sergilenecek.
İDT Geyvan McMillan tarafından kurulmuş, Yıldız Teknik Üniversitesi Modern Dans Bölümü dansçılarından oluşan bir topluluk. Venedik Bienali'nde de gösterilen Mahrem'de Türk toplumunda kadın kimliği, bedeni ve gördüğü şiddet üzerinde duruluyor. Geyvan Hoca daha önce Radikal'de yayınlanan bir ropörtajında dansçılara bir koreografi empoze etmediğini, söylemek istediklerini bedenlerinde bulmaları için yol gösterdiğini söylemiş.
Henüz görmeyenlere Garaj'daki performansları tavsiye ederim.

İDT Geyvan McMillan tarafından kurulmuş, Yıldız Teknik Üniversitesi Modern Dans Bölümü dansçılarından oluşan bir topluluk. Venedik Bienali'nde de gösterilen Mahrem'de Türk toplumunda kadın kimliği, bedeni ve gördüğü şiddet üzerinde duruluyor. Geyvan Hoca daha önce Radikal'de yayınlanan bir ropörtajında dansçılara bir koreografi empoze etmediğini, söylemek istediklerini bedenlerinde bulmaları için yol gösterdiğini söylemiş.
Henüz görmeyenlere Garaj'daki performansları tavsiye ederim.
9 Aralık 2007 Pazar
Talin ile 3. Çalışma

Stüdyo bulamama derdimize GalataPerform derman oldu. Dün 14:00-18:00 arası Talin Büyükkürkçiyan ile dört saatlik bir atölye çalışması yaptık.
20 dakika süren Alexander hareketini omurga üzerine teorik anatomi çalışması ve bunun uygulaması izledi. Dansçıların eşleşip sıra ile aktif ve pasif rolleri üstlendikleri kontak çalışmasından gelişen doğaçlama denemeleri yaptık. Bu sırada bir çok stilden örnekler gördük

1. yan yana kedi pozisyonunda iki dansçı sırayla birbirinin üzerinden yuvarlanarak ilerler.
2. bir dansçı kedi pozisyonundaki diğer dansçının üzerinde yüz üstü ve haç biçiminde kayarak altına girip takla atar gibi sırt üstü gere uzanır.
3. ayakta yüz yüze bakan iki dansçı aynı kollarıyla birbirine tutunur, biri kolun açık tarafından yere doğru kayar, yerde dönüp aksi tarafta cenine kapanırken kalkıp ayaktaki dansçının çekmesiyle sıçrar.
4. ayakta yüzyüze bakan iki dansçıdan biri diğerinin omzunun altına girip diğerini kaldırır.
(bu tariflerden ancak çalışmaya katılanlar anlayacak :)) )

Bu dört saatlik çalışmanın arasında Talin'in getirdiği pastalarla içtiğimiz çayın, yaptığımız sohbetin tadına doyum olmadı!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
